Kağıt Ambalajın Dönüşümünün Önemi

2006-10-03 11:21:01

Kağıt Ambalajları Geri Kazanmanın Avantajları

Kağıt üretimi esnasında önemli miktarda enerji tüketilmektedir. Kağıt ve sadece kağıt hamuru üretimi esnasında tüketilen enerji miktarı Tablo 3 de verilmiştir.

Kağıt üretimi için gerekli enerji

Hamur Türü

Kağıt Üretimi

(GJ/t)

Sadece Hamur Üretimi

(GJ/t)

Odun Hamuru

30-37

15-25

Kraft Hamuru

35-54

26-45

Atık Kağıt Hamuru

13-17

5

Odun hamurundan bir ton kağıt üretmek için 1.02-1.12 ton odun gerekirken kraft hamurundan kağıt üretmek için 1.65-2.25 ton kraft hamuru gereklidir

Eski teknolojilerde bir ton kağıt üretmek için 400 m3 su tüketmek gerekirken modern tesislerde 20-50 ton su kullanmak yeterli olmaktadır. Kullanılmış kağıttan kağıt üretim tesislerinde bir ton kağıt üretimi için sadece 5 ton su kullanmak yeterli olmaktadır.

Kullanılmış kağıtların geri kazanılması ormanların korunmasına katkıda bulunur. Bir ton kağıt üretimi esnasında;

2.4 ton odun,

 440 ton su,

7600 kWh elektrik enerjisi, gerekir.

Eğer kağıttan bir ton kağıt üretilirse, bu takdirde;

1.2 ton kullanılmış kağıt,

1.2 ton su,

2800 kWh elektrik enerjisi, gerekir.

Kullanılmış kağıtlar çöpe atıldığı zaman 3 ay ila 5 yıl içinde bozunur.

1 ton kullanılmış kağıt çöpe atılmayıp geri kazanıldığı ve kağıt üretiminde tekrar kullanıldığı zaman;

17 adet yetişmiş çam ağacının kesilmesi,

36 ton sera gazı CO2 atmosfere atılması,

  4100 kWh elektrik enerjisinin israf edilmesi,

  267 kg kirletici gazın atmosfere atılması,

 1750 litre fuel-oilin israf edilmesi,

3-4 m3 depolama alanı tasarruf edilmesi,

85 m2 ormanlık alanın tahrip edilmesi,

38,8 ton suyun israf edilmesi,önlenir.

Kullanılmış kağıtların %15-20 lik kısmını pratik olarak kağıt üretiminde geri kazanarak kullanmak mümkün değildir. Çünkü kullanılmış kağıtların lifleri her seferinde ortalama  %15-20 oranında zayıflar

Türkiye’de günde üretilen katı atık miktarı 65.000 ton’dur. İstanbul’da ise 8.500 ton/gün’dür. Bir m3 odun yaklaşık olarak 200 kg karbon içerir. 1 ton kullanılmış kağıt ise 447 kg karbon içerir.

1 m3 odun (veya kağıt, odunla yoğunluğu aynı);

fosil yakıt yerine kullanılırsa 600 kg,

 hafif ağırlıklı beton briket yerine kullanılırsa 800 kg

 kırsal bölgelerde yapılarda çelik yerine kullanılırsa 500 kg,

kapı ve pencerelerde alüminyum doğrama yerine kullanılırsa 1200 kg

CO2 in atmosfere atılması önlenir

Kağıt üretiminde ana hammadde bitkilerdir. Bitkiler (ağaçlar v.s.) ile fosil yakıtların yanması sonucu atmosfere atılan sera gazı karbondioksiti, güneş ışığı ve topraktaki su ve besi maddesini absorbe ederek odun ve serbest oksijen oluşur.

Ormanlar oksijen üretim fabrikalarıdır. Bir ağaç 1000 gr büyürken 765 litre CO2 absorbe eder ve 770 litre O2 üretirler.

Yakıtların yanması sonucu atmosfere 1850 ile 1998 yılları arasında atmosfere karbondioksit olarak 270 milyar ton karbon atılmıştır. Bu miktarın yarısının fosil yakıtların yanması sonucu geriye kalan kısmın ise ormanların yanması sonucu atmosfere atıldığı tespit edilmiştir. Atmosferde CO2 yoğunluğu  %30 artmıştır.

Atmosfere atılan karbondioksitin %57 si (230 milyar ton) karbon deniz ve ormanlar tarafından absorbe edilmektedir .

Dünyada atmosfere atılan yıllık karbon emisyon ve absorblama dengesi

Emisyon

Fosil yakıtların yanması 6,3 milyar ton

Ormanların tahribatı                 1,6 milyar ton

TOPLAM                   7,9 milyar ton (29 milyar ton CO2/yıl)

Absorblama

Deniz ve göller                         2,3 milyar ton

Artan biokütle                          2,3 milyar ton

Atmosferde kalan                    3,3 milyar ton

TOPLAM                   7,9 milyar ton (29 milyar ton CO2/yıl)

Her yıl atmosferde kalan karbondioksit miktarı 12.1 milyar tondur. Karbon dioksitin atmosferde bozunma süresi 150 yıldır. Dolayısıyla sera gazı emisyonunu derhal azaltmak gereklidir.

1850 li yıllarda atmosferdeki karbon dioksit yoğunluğu 285 ppm iken 2000 li yıllarda bu değer yaklaşık olarak 360 ppm e çıkmıştır.

                                Atmosferdeki Karbon Dioksitin Yıllara Göre Değişimi

Fosil yakıt kullanımındaki artış ile ağaç yetiştirme ve kullanılmış kağıtların geri kazanılması aynı oranda gelişmezse CO2 konsantrasyonundaki artışın 2050 yılında 500-700 ppm olacağı tahmin edilmektedir

Yeryüzünde canlı hayatının devamı için sınırlı sıcaklık değişimi söz konusudur. Yeryüzünde mevsimlere ve gece-gündüz değişimlerine bağlı sıcaklık, yaklaşık olarak –50°C ile +50°C arasında değişir. Global ortalama sıcaklık ise 27°C dolayındadır.

Kısmen kararlı ortalama sıcaklık, atmosferde mevcut CO2 ve su buharından ileri gelir. Ozon tabakasından geçen UV ışınlarının bir kısmı bulutlar, çöller ve kar alanlarınca geri yansıtılır. Diğer kısmı ise yeryüzü tarafından absorbe edilir ve kızıl ötesi ışınlar şeklinde geri yansıtılır. CO2, 13 µm  ile 100 µm dalga boyundaki kızıl ötesi ışınları absorbe etmektedir.

Eğer, atmosferdeki CO2 ve su buharı tarafından yeryüzünden geri yansıtılan kızıl ötesi ışınlar (UV) tutulmamış olsaydı, gece ile gündüz arasında çok büyük sıcaklık farkları olacak ve canlı hayatı devam etmeyecekti. Bu durum kirlenmeden önceki olayın olumlu yönüdür.

Diğer taraftan, 7 µm ile 13 µm arasındaki UV ışınları, bugün çeşitli uçucu hidrokarbonlar, CFC ve N2O gibi maddelerce absorbe edilmekte ve pencere kapatılmaktadır. Tüm bu olaylar yeryüzünde global sıcaklık artışına sebep olmaktadır.21.yüzyıla girerken, yeryüzünde ortalama 2-3°C’lik bir sıcaklık artışının olacağı ve bu artışın atmosferdeki önemli değişiklere sebep olacağı tahmin edilmektedir. Böylece şiddetli kasırgalar, kış mevsiminde normalin üzerinde sıcak bir havanın hüküm sürmesi ve denizlerin yükselmesi gibi olayların görülmesi olasıdır .

0
0
0
Yorum Yaz